Gezmek

 haysiyetli bir

 iştir. Turist

 olmak ise,

 modern

 toplumun icadı

 olan bir acz

 halidir..

 




Gezme eylemi

 için tatil

 beklendiği için

 olay, sosyal bir

 ödev haline

 gelmiştir. En

 başta bundan

 dolayı

 zararlıdır.
 

       Turizm, zararlıdır!

deniz güneyli

Türk Dil Kurumunun sözlüğü turizmi "zevk için yapılan gezi" olarak tanımlıyor. Feci şekilde yanılıyor. Bence bu tanım acilen "laf olsun diye yapılan gezi" olarak değiştirilmeli!

Nedir turizm tanımı içerisinde icra edilen bir gezide yapılanlar? Bronzlaşmak, yüzmek, diskoya gitmek, bazen kağıt oynamak hatta televizyon seyretmek, şehrin mühim heykelinin önünde sırıtarak fotoğraf çektirmek, Seasons In The Sun şarkısı eşliğinde sıkı (ya da gevşek) bir "summer love" yaşamak.

Bütün bunları yapmak için bir yere gitmek çok mu şart? Eğer öyleyse gidilen yerin neresi olduğu farkeder mi? Yani bugün Alanya'ya giden bir insan, onun yerine Kuşadası'na ya da Bodrum'a gitse yapacakları ne kadar değişir? Tatilden dönenlere "neler yaptın anlatsana?" dediğinizde hep aynı cevapları almaz mısınız?

"Abi çok manyaktı bee, yani bir eğlendik bir eğlendik. 21'de Orçun'u habire yüttüm. Bizim Hamza da Sadullah'la beraber Faka Bastın eşliğinde oynarken boka bastı ve düştü. Çok çılgındı anlıyacağın, sabahlara kadar eğlendik."

Yukarıdaki muhabbet çok daha entelektüel kılıklarda gelişmiş olabilir, yani Orçun, Sadullah ve Pelin sabahlara kadar varoluşçuluk da tartışabilirler ama ne halt ederlerse etsinler gezilerini gezgin olarak değil de turist olarak icra ediyorlarsa hiçbir şey farketmez.

Turizm mantığı içerisinde bir sürü farklı yerlere gidilmesine karşın hemen hemen aynı şeylerle eğlenilmez mi?

Peki gidilen yerle yapılan işler değişmiyorsa farklı farklı yerlere gitmek önemli midir? Bu turizm sadece zararlı değil, saçma da.

Dünyanın düzeni, elindeki dizgini kaybetmemek için herşeyi düzenli tutmak ister. Herşeyde olduğu gibi gezme eyleminde de düzen ister. Bu düzeni de ancak herşeyi organize ederek sağlayabilir. Bu organizasyonların hepsi, insanın aradığı herşeyi karşıladığı kanısındadır. Gezenleri memnun etmek zorundadır, çünkü gezen insanın, düzenin dışına çıkmasından korkar. Hatta gezinti sırasında sürünmek isteniyorsa (ki harbi gezginlere özenen abuk Batı'lılar sık sık yapar bu işi) sürünme turları vardır. Örneğin organize turlarla İngiltere'den Hindistan'a otobüsle giden yığınla insan vardır. 15-20 gün arasında süren bu yolculuk dünyanın bir ucundan öbürüne doğru. Bu tura insanlar tamamıyla "güvenli" maceralar yaşamak için girer. Yolda kalınan avam otelleri ve iyi davranılacak köylü çocukları, bir ömür boyu eşe dosta anlatılacak malzeme yaratmak için vardır. Uçakla aynı paraya çıkan bu durum fotoğraflarla belgelenir. Accayip marcinal bir iş yapılmış, "parasıyla sürünülmüştür".

Turizm, kişisel olması gereken gezme eylemini kurumlaştırdığı için zararlıdır, doğa için zararlıdır. Turizm virüsü, bulaştığı yerde güzel olan herşey için zararlıdır! Bu plastik gezginler, yani turistler de zararlıdır. Çünkü gittikleri yere sanayi toplumunun başta insan olmak üzere çeşitli kirlerini taşırlar. Bir şeyler "görmek" ya da "yaşamak" değildir dertleri. Aslında pek bir dertleri de yoktur, sadece normal yaşamlarındaki gibi yapacaklarının büyük bölümüne başkaları ya da başka "şey"ler karar verir.

Gezme eylemi için tatil beklendiği için olay, sosyal bir ödev haline gelmiştir. En başta bundan dolayı zararlıdır.

                                                    

http://www.hassas.org/yeniraki/yazilar/turizm.html    adresinden alınmıştır. Bu adresi benzer yazılar için ziyaret edin. Kendilerine teşekkür ederiz.